ABD’nin Vietnam’da uyguladığı karşı gerilla taktikleri

ABD’nin Vietnam’da Kuzey Vietnam Ordusu ile Vietkong gerillalarına karşı uyguladığı askeri stratejinin temeli başlangıçta, hareketli savunma esasına dayanmıştır. Stratejik seviyede savunma yapan ABD ordusu, Güney Vietnam’ın ülkenin iç işleriyle ilgilenmesine fırsat oluşturmayı hedefleyerek, askeri operasyonları üstlenmiştir. Her ne kadar stratejik seviyede savunma prensiplerini uygulamış olsa da, Amerikan birlikleri taktik seviyede Vietkong’ları arayıp yok etmek esasına dayalı taarruzî manevralar uygulamıştır. 

Amerikan birlikleri 1965 yılının Mart ayında Güney Vietnam’a girdiklerinden itibaren, operasyonların hedefini,  belirli bir arazi parçasını kontrol altına almaktan ziyade, savaşın geneline asimetrik özellik kazandıran, gerillaları ele geçirmek veya imha etmek olarak belirlediler. ABD ordusu, bir bölgede gerilla birliklerini yok etmek istediğinde, önce yoğun hava kuvveti ve topçu birlikleriyle bölgeyi ateş altına alıyordu. Daha sonra,  tugay veya tümen çapındaki birliklerle bölgede arama operasyonları icra ediliyordu.

Ancak, Vietkongların çatışma tarzı, bu operasyonlarda Amerikalıları konvansiyonel taktikler yerine, karşı gerilla taktiklerini uygulamaya zorluyordu. Vietkonglar,  geniş coğrafyalarda küçük birlikler halinde konuşlanmıştı ve ABD birlikleri de keşif kollarıyla düşmanın yerini tespit etmeye çalışıyorlardı. Vietnamın jungle tarzı bitki örtüsü ve kesik arazi yapısı, Vietkongların kendilerini kolayca gizlemesini sağlıyordu ve ABD komutanları birliklerini alıştıklarından çok daha küçük parçalara bölmek zorunda kalıyorlardı.

Amerikalı komutanların, büyük çaplı konvansiyonel operasyonlara komuta ederken, arazideki birliklerin konvansiyonel olmayan taktiklerle savaşmaları büyük bir çelişki yaratıyordu. Tümen ve tugay gibi büyük çaplı birliklerin, üst seviyedeki komutanlar tarafından yönetildiği büyük çaplı operasyonlara alışmış olan Amerikan askerleri, bu savaşta düşmanı imha etmek için Bölük ve Takım Komutanlarının liderlik yeteneklerinin ön plana çıktığı, küçük birlik harekatına bel bağlamaya başladılar.

Helikopterlerin, bu yeni savaş tarzında çok önemli olduğu da anlaşıldı. Önceleri sadece, nakliye aracı olarak kullanılan helikopterler, Vietnam savaşında küçük birlikleri düşman derinliklerine süratle ulaştırabilen, yaralı askerleri çatışma bölgesinden tahliye eden, havadan yakın ateş desteği  sağlayabilen, birliklerin süratle takviye edilmesini veya ihtiyaç duyulan çatışma bölgelerine kaydırılmasını sağlayan, vaz geçilmez bir muharebe aracı haline geldi.

ABD’nin Vietnam savaşından önce oluşturulan, karşı gerilla harbi doktrini üç harekat şeklinin uygulanmasını ön görüyordu.

Ara-Bul-Yoket Harekatı: Yeri hakkında kesin bilgiye sahip olunmayan bir düşmanı, hareketli birliklerle yapılan arazi taraması ile daha önceden hazırlanmış imha bölgelerine kanalize ederek, bu bölgelerde mevzilenmiş ateş gücü yüksek birlikler tarafından imha edilmesi esasına dayanır. Bölük seviyesinden tümen’e kadar birliklerce uygulanabilen bu taktiğin “at nalı”, “örs-çekiç” ve “bölge pususu” olarak isimlendirilen çeşitli uygulamaları olsa da, temel olarak, ana fikir aynıydı. Bir süre sonra, Amerikan kamuoyunda yapılan yorumlar nedeniyle isim değişikliği yapıldı ve zırhlı birlik doktrininde de kullanılan tarama harekatı, cebrî (zor kullanarak) keşif, taciz gibi isimler kullanılmaya başlandı.

Temizlik Harekatı; bir bölgenin önce tecrid edilmesi, daha sonra düşmandan arındırılması ve gerilla üslerinin imhası, nihayet aynı bölgede hükümet kontrolünün tesis edilmesidir. İcra şekli ara-bul-yoket harekatına benzemekle birlikte, harekat sonrasında bölgede hükümet varlığının devam ettirilmesi amaçlanmaktadır.  Bu nedenle, çok daha uzun sürmektedir.

Güvenlik harekatı; bir bölgenin düşmandan arındırılıp, otoritenin tesis edilmesinden sonra, halkın yaralarının sarılması, hükümete bağlılığının artırılması ve kalıcı hale getirilmesidir. 

Doktrin, bu üç taktiğin birbiri arkasına uygulanmasını ve nihayetinde temizlenen arazinin yerel yönetimlere devredilmesini ön görüyordu. Bu şekilde, savaş alanı küçük parçalar halinde kurtarılmalı ve savaşın sonunda tüm bölgede kontrol ele geçirilmeliydi.

Ancak, çoğu zaman olduğu gibi, ideal şartları yansıtan askeri yönergeler, arazideki birliklerin ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Vietnamın kendine has şartları, birinci hedefi “düşmanı yenmek” olan komutanları, birliklerini yenilgiden kurtaracak, askerlerinin hayatını koruyacak yeni ve yaratıcı teknikler bulmaya zorluyordu. Böylece, Vietnam’da savaşan birliklerin temel taktiği; “bul-durdur-savaş-yoket” sloganı ile formüle edildi.  Diğer bir ifade ile,  düşman önce keşif ve istihbarat ile bulunmalı, ateş gücü ve engellerle bulunduğu yerde tutulmalı, manevra ve ateş ile savaşılmalı ve bir daha savaşamayacak şekilde imha edilmeliydi. Her gün, ölüm-kalım savaşı veren arazideki birliklerin, tüm ülkede kontrolün sağlanmasını hedefleyen  büyük resmi görmesi veya bunu umursaması mümkün değildi.

Doktrin’in, pratikte uygulanamamasının en önemli nedeni, Vietkongların yüksek hareket kabiliyeti ve önceden tahmin edilemez şekilde hareket etmeleriydi. Bu özellikleri, Amerikan birliklerinin daha önce kurtardıkları bölgeleri tekrar “kurtarmak” zorunda kalmalarına ve nihayetinde “ara-bul-yoket” operasyonlarına başvurmalarına neden oluyordu.  

Vietnam’da ABD birliklerinin hangi taktikleri uygulayacağı konusunda, Vietkongların teşkilatlanması ve savaş taktikleri etkili oluyordu.  Kuzey Vietnamlılar, yerel savaşçılar (milisler), Vietkong birlikleri ve Kuzey Vietnam Ordu birlikleri şeklinde teşkilatlanmışlardı.

Milisler, part-time olarak çalışan, gündüzleri sivil toplum içinde normal hayatlarını süren, geceleri küçük birlikler halinde savaşan kişilerdi. 

Vietkonglar, köylerden toplanarak eğitilmiş, taburlar halinde teşkilatlanmış ve kendi köyünün bulunduğu bölgede savaşan tam zamanlı gerillalardı. Vietkong taburları, alaylara ve tümenlere bağlıydı ve gerektiğinde bir cephe savaşına girebilecek şekilde teçhiz edilmişlerdi. Ancak, bu birlikler aynı zamanda takımlar ve mangalar halinde, milislerle beraber  savaşma kabiliyetine de sahiplerdi. Savaştıkları bölgeyi çok iyi tanımaları, gerilla savaşındaki becerileri ve davaya olan bağlılıkları, Vietkongları Amerikan askerlerinin en önemli rakibi durumuna getirmişti.  

Kuzey Vietnam Ordusu birlikleri ise, normal olarak tabur-alay-tümen yapısı içinde teşkilatlanmış, tank ve topçu birlikleri ile desteklenen düzenli, fakat aynı zamanda Vietkonglar gibi gerilla savaşında da usta birliklerdi. Ancak,  bu birliklerin bölgeye yabancı olmaları ve kolayca tanınabilmeleri, Amerikan birlikleriyle girdikleri çatışmalarda Vietkonglar kadar başarılı olmalarını engelliyordu.

Kuzey Vietnam birlikleri, ABD askerlerine karşı savaşırken, birbirlerine tam destek veriyorlardı. Milisler, Vietkonglara ihtiyaç duydukları lojistik desteği sağlıyorlardı. K. Vietnam ordusu, büyük çaplı klasik savaşın ana birliğiyken, ihtiyaç duydukları istihbaratı Vietkonglardan sağlıyordu.

Vietkonglar ve K. Vietnam ordusu, temel olarak piyade taktiklerini kullanıyorlardı ve en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm operasyonlarda başarı için hareketli olmayı her zaman ön planda tutuyorlardı. Kesin sonuçlu bir muharebeyi ancak çok istisnai durumlarda kabul ediyorlardı. Mao’nun gerilla harbi ile ilgili en çok bilinen tavsiyesi olan “düşman saldırıyorsa geri çekil, savunmaya geçmişse küçük çaplı saldırılarla taciz et, yorgunsa saldır, geri çekiliyorsa takip et” formülünü kullanıyorlardı. Kendilerine uygun olmayan bir durumla karşılaştıklarında derhal teması kesiyorlardı ve daha elverişli bir pozisyon almaya çalışıyorlardı. Özetle, Vietnamlılar, savaşı her zaman kendi lehlerine olan durumlarda sürdürmeye ve gerekli olmadıkça zayiat vermemeye  özen gösteriyorlardı. 

Vietnamlılar çeşitli pusu taktiklerini kullanıyorlardı. En çok kullandıkları taktik, yemli kapan pususuydu. Bu taktikte, ABD birlikleri cazip hedeflere doğru kanalize ediliyordu ve kendi istedikleri bir bölgede pusuya düşürülüyordu veya bir birliğe şiddetli bir baskın yapıp, yardıma gelen askeri konvoylara saldırıyorlardı.

Vietkonglular, taciz konusunda oldukça ustaydılar ve keskin nişancı atışlarıyla, bubi tuzaklarıyla, mayınlarla ve havan atışlarıyla ABD birliklerinin harekatını sekteye uğratıyorlardı. 

Baskın operasyonlarında da Vietkongluların taktikleri oldukça başarılıydı, Ele geçirmek istedikleri şehirlerin veya kritik tesislerin, dış sınırlarından  derinliğine doğru hızla taarruz edip, merkezdeki hedefi ele geçiriyorlardı ve daha sonra hedefin dış çevresine doğru geri çekilerek, tüm bölgeyi kısa sürede kontrol altına alıyorlardı.   

Vietkonglular bazı temel eksikliklerinin olumsuz etkisini azaltacak şekilde taktiklerini değiştirebiliyorlardı. Örnek olarak, haberleşme vasıtalarındaki eksiklerini, operasyonlarını “çok ayrıntılı planlama, titizlikle koordine, süratle icra ve önceden belirlenen zamanda hızla geri çekilme” ile kapatıyorlardı.  ABD’lilerin üstün ateş gücünü ise, geceleri hareket ederek alt etmeye çalışıyorlardı. 

Vietkonlar, bir bölgede uzun sure kalmaya veya burayı savunmaya mecbur kaldığında, çok dikkatli planlanan yer altı tünelleri, mevziler ve sığınaklarla Amerikan topçusunun ve uçaklarının etkisinden korunma sağlıyorlardı.  Amerikalıların üstün ateş gücüne karşı aldıkları başka bir tedbir ise, çatışmalarda ABD askerlerine mümkün olduğu kadar yaklaşarak savaşmaktı ve böylece ABD topçuları ve hava kuvvetleri birliklerine destek ateşi açamıyorlardı.  

Buna rağmen, Vietkongların verdiği zayiat Amerikalılara oranla çok daha fazlaydı, Vietnamlıların yüksek orandaki zayiatı göze almaları ve sürekli baskınlarla operasyonlarını devam ettirmeleri nedeniyle ABD’nin üstün ateş gücünü sürekli devam ettirmesi sonucunda . iyi eğitimli ve yüksek motivasyona sahip bir çok Vietkong askeri çatışmalarda hayatını kaybetti. 

Amerikalılar, Vietkogların sürekli yer değiştirmeye ve niyetlerinin önceden tahmin edilmesini engellemeye dayanan hareketlerini tespit etmek için istihbarat faaliyetlerine özel önem veriyorlardı. Bu maksatla, muhbirlerin kullanılması, esirlerin sorgulanması ve ele geçirilen dokümanların değerlendirilmesi gibi klasik yöntemlerin yanısıra, Vietkongların hareket paternlerini analiz etmek, kara radarları, insan kokularını algılayıcı cihazlar, aktif ve pasif gece görüş cihazları, sensörler, fotoğraf analizleri gibi o dönemin üstün teknolojilerini de kullanıyorlardı.

Ancak, Amerikalılar Vietkongların hareketli birlikleri ile ilgili doğru istihbarat elde etse bile, yeteri kadar hızlı reaksiyon gösteremiyorlardı. Diğer taraftan, Vietkongların sabit üslerini tespit etmede çok daha başarılı oluyorlardı. Bunun için çeşitli karşı-gerilla taktikleri de geliştirmişlerdi. Bunlar;

Satranç tahtası yöntemi; büyük bir arazinin santraç tahtasına benzer şekilde karelere ayrılması ve rastgele seçilen karelerde 10-40 kişilik askeri birliklerle özellikle gece operasyonları icra ederek, Vietkongların hareket halindeki birlikleriyle temas sağlamak ve onların hareketlerini kısıtlanması, 

Sessiz çıngıraklı yılan (Bushmaster-ormanın efendisi) yöntemi; bir bölüğün takımlarının birbirlerini destekleyecek mesafelerde ayrı ayrı hareket ederek, ormanlık bölgelerde Vietkongların kullandığı bilinen yollar üzerinde pusu mevzileri işgal edilmesi, 

Bölge Keşfi; bir bölgede çok sayıda keşif kolunun yonca yaprağı şeklini andıran istikametlerde devriye görevi yaparak Vietkongların hareketlerini kısıtlaması, daha sonra geride gizlenmiş birlikler bırakarak bölgeden çekilmesi, geride bırakılan küçük birliklerin bölgeye geri gelen Vietkongları yakın mesafeden pusuya düşürmesi veya topçu ateşlerini yönlendirmesi

Kartal Uçuşu; bir helikopterin yem olarak şüpheli bölgeler üzerinde uçması, Vietkongların ateşine maruz kaldığında, uçarbirlik harekatıyla daha büyük çaplı bir operasyonun başlatılması,  

Mekanize birliklerin kullanılması; zırhlı personel taşıyıcı araçlarla Vietkongların, bulundukları bölgelerden hareket etmeye zorlanması ve yeri tespit edilenlerin topçu  ve hava kuvvetleriyle atel altına alınması,

Şimşek taktiği; iki-üç tank gücünde birliklerle, Vietkongların kullandığı yollarda hızla hareket ederek, yol üstünde hareket halinde veya mayınlama yaparken Vietkonglarla temas sağlamak,  

Orman Baskını taktiği; tank ve zırhlı personel taşıyıcılarından oluşan birliklerle, engebeli olmayan ormanlık arazilerde hızlı tarama operasyonları yaparak, Vietkonglarla temas sağlanması, 

Yemleme Taktiği; destek üslerini, ikmal konvoylarını emniyetsiz bölgelere göndererek Vietkonglar için cazip hedefler oluşturmak ve bu cazip hedeflere saldırdıklarında üstün muharebe güçlü birliklerle baskınlar düzenlenmesi, 

Çembere alma taktiği; küçük birlikler vasıtasıyla Vietkonglarla temas sağlandığında mevcut silahlarla ateş altına alarak onların mevzilerinde kalmaya zorlanması, yakındaki tüm birliklerin temas bölgesine yığınaklanması ve Vietkong birliğinin çepeçevre sarılması, daha sonra çemberin daraltılarak, çember içindeki Vietkongların üstün ateş gücüyle imha edilmesi, çemberden kaçanların ise geri bölgelerde pusuya düşürülmesi,

Amerikalılar, Vietkonglarla girdikleri çatışmalarda piyade birliklerini genellikle, ilk teması kurmak ve devam ettirerek Vietkongları mevzilerinde sabitlemek için kullanmışlardır. Daha sonraki aşamada, topçu ateşleri devreye girerek, temastaki Vietkogların imhasını sağlamışlardır. Bunun sebebi, Vietkogların makineli tüfeklerle ormanlık arazide ateş altında ilerleyen ABD askerlerine çok fazla  zayiat verdirmeleridir. Çatışmalarda, Amerikalıların sahip olduğu ateş gücü sayesinde Vietkongların tamamen etkisiz hale getirildiklerinden emin olunmadan piyadelerin ilerlemesine izin verilmemiştir.

Geniş bölgelerde müstakil olarak operasyon yapan piyade birliklerinin topçu birlikleriyle bu derecede desteklenmek istenmesi, topçu birliklerinin de alışılmışın dışında dağıtılmasına ve 105 mm obüs topçusunun bataryalar halinde, müstakil olarak mevzilenmesini gerektirmiştir.  Bu nedenle, operasyonlarda ilk yapılan manevra, topçu bataryalarının mevzilenmesi olmaya başlamış, Vietkonglar da bir süre sonra, yaklaşan operasyonları bu manevra sayesinde keşfetmeye başlamışlardır.

Amerikalı piyade birlik komutanları topçu menzili dışında birliklerini görevlendirmekten kaçınmaya başlamışlardır. Topçu menzili dışında kalan bölgelerdeki operasyonların ateş desteği makineli tüfeklerle, roketatarlarla ve bombaatarlarla silahlandırılmış helikopterlerle sağlanmıştır.   

Bunun yanında, ABD Hava Kuvvetleri Vietnam savaşında çok ağırlıklı bir rol üstlenmiştir. Amerikan uçakları, napalm bombaları ile kara birliklerine yakın hava desteği sağlamışlardır. ABD Hava Kuvvetleri kara birliklerine, önce makineli tüfeklerle donatılmış AC47 ve DC3 uçakları ile bir süre sonra ise B52 bombardıman uçaklarının devreye girmesiyle, özellikle uzak mesafelerdeki arazilerde harekat öncesindeki ağır topçu desteğinin yerini almışlardır. 

Vietnam’daki ABD kara operasyonlarının ana karakteri, üstün ateş gücüyle desteklenmesidir.  Bu uygulama, Amerikan kayıplarının azalmasında kilit rol oynamıştır. Ancak, manevraların bu kadar sıkı bir şekilde ateş gücüne bağlı kılınması, birliklerin hareket kabiliyetlerini kaybetmesine neden olmuştur. Diğer taraftan Vietkongların üstün hareket kabiliyeti ve  baskın tarzındaki saldırılara önem vermesi, ABD ateş gücünün etkisini azaltan bir faktör haline gelmiştir. Amerikalı bir taktisyen, Vietnam’daki savaşı “Fillerle tavşanların savaşı” olarak tanımlamıştır.

Amerikalı bazı askeri bilimcilerin, Vietnam’daki “yoğun ateşle desteklenen kısıtlı manevra” taktiğini eleştirmelerine rağmen, uygulanan bu taktiklerle, Vietkongların, inatla savaşmalarına rağmen, bir süre sonra önemli ölçüde güç kaybettiği ve Amerikan birliklerinin yoğun karşı-gerilla operasyonlarının yerini, Kuzey Vietnam ordusuyla konvansiyonel savaşın aldığı  görülmüştür.  Diğer bir ifadeyle, Vietkonglar ABD ordusu tarafından etkisiz hale getirilmiştir.

Ancak, muharebe sahasındaki Amerikalıların bu başarısı, harbin kazanılmasına yetmemiştir.  Yapılan siyasi ve politik hataların yanısıra, Amerikan ateş gücünün hedef gözetmeksizin kullanılması, sivil halka yönelik şiddet içeren uygulamalar nedeniyle halk desteğinin kazanılamaması ABD’nin bu savaşta mağlup kabul edilmesi sonucunu getirmiş, verilen binlerce kayıba rağmen Vietnam’dan kovulurcasına ayrılmak zorunda kalmıştır.  

Reklamlar
Bu yazı Gerilla ve Karşı Gerilla Savaşı, Karşı Gerilla Harekatı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s