Che Guevara ve Kır Gerillasının Latin Amerika’daki Uygulaması

Küba devriminde Castro ile beraber savaşan ve aslen Arjantinli olan efsanevi gerilla lideri Ernesto “Che” Guevara, Küba devriminden kazandığı tecrübeleri kullanarak, Latin Amerika’nın diğer ülkelerinde de benzer devrimleri başlatmak için harekete geçti. Havana üniversitesinde felsefe öğretmeni olan yakın arkadaşı Regis Debray ve Che, Öncü Kadro Modeli veya “foco teorisi” olarak bilinen bir devrimci savaş modeli geliştirdiler. Bu model üç faraziye üzerine dayanıyordu. 

  • Gerillalar, gerilla savaşıyla her zaman düzenli bir orduyu mağlup edebilirler.  
  • Bu savaş, kırsal kesimde yürütülmelidir.
  • Başarılı bir devrimin oluşması için bütün ideal şartların gerçekleşmesi şart değildir. Profesyonel bir öncü kadro, bu şartları kendisi yaratabilir veya bu şartlar olmadan da savaşabilir.

Debray,  “Devrim içinde Devrim mi?” isimli kitabında; “profesyonel savaşçılardan oluşan küçük bir grup, dağlarda gezip iyi bir şekilde savaşırsa, hükümeti yıpratabilir ve halkı ayaklanmaya teşvik ederek, yönetimin halkın eline geçmesini sağlayacak bir silahlı güç yaratabilirler” demiştir. Debray’e göre devrim, tabandan yukarıya doğru başlayacağına, tavandan tabana da başlayabilirdi ve bu küçük gruplar, devrimin tohumlarını atarak bir toplumda gelecekteki devrimin çekirdeklerini oluşturacaklardı. Hükümet askerlerine saldırılar düzenleyen bu gruplar, küçük olmalarından dolayı karşı saldırılardan kolayca kendilerini kurtarabilecekler, her başarılı eylemden sonra halk arasında artan ünleri nedeniyle, gruplarına her gün daha çok savaşçı katılacaktı. Bu şekilde büyüyen devrimci güçler, önce savaş alanlarını genişletecekler, daha sonra şehirleri ve yönetimi ele geçireceklerdi.

Öncü Kadro veya “Foco” teorisi olarak da bilinen bu modele uygun olarak, Latin Amerika’daki Guatemala, Venezuela, Peru, Kolombiya ve Bolivya gibi ülkelerde 1959-1966 yılları arasında halk devrimini başlatma girişimleri başarısızlıklarla sonuçlandı. Bunun nedeni, izledikleri stratejideki aşağıdaki hatalardan kaynaklanıyordu.

Dış destek olmaması; hiç bir gerilla hareketinin dış destek olmadan başarılı olamayacağı kuralı bu örnekte de ortaya çıkmıştı. Latin Amerika ülkelerindeki devrimci hareketlere Castro’nun bir ölçüde destek olmasına rağmen, Küba’nın hamisi olan SSCB’nin hiç bir hareketi onaylamaması nedeniyle 1968 yılından itibaren Küba’nın sağladığı kısıtlı destek de sona erdi. 

Hareketin siyasi tabanının olmaması; Debray’in teorisinde, Lenin’in askeri güçlerin siyasi partilerin emrinde hareket etmesi fikrine yer verilmemiştir. Debray’e göre, siyasi partiler kırsal kesimdeki küçük grupların askeri başarılarını engellemekten başka bir işe yaramazlardı ve bu nedenle uzak durulması gereken yapılardı. Bu uygulama, hareketin ihtiyaç duyduğu istihbarat, koordinasyon ve lojistik destekten mahrum kalmasına sebep oldu.

Halk desteğinin olmaması; Debray, gerilla savaşının en temel kuralını göz ardı etmişti. Gerilla, aynı zamanda halkı örgütlemekle sorumlu olan, halkın bir parçası olması gereken, halkın ihtiyaçlarını bilmesi gereken siyasi bir savaşçı olmalıydı. Debray’in halkın kazanılması için sadece başarılı askeri kazanımlar sergilenmesi gerektiği tezi tamamen hatalıydı. Öncü gruplarda yer alan profesyonel savaşçıların büyük çoğunluğu orta sınıfa mensup, üniversite eğitimi almış şehirli kişilerdi ve kırsal kesimdeki halkın anlamadıkları, hatta ilgi duymadıkları konulardan bahsediyorlardı. Kaçınılmaz olarak, kırsaldaki insanlar bu yabancıları benimsemediler, söylemlerini önemsemediler ve eylemlerinin polis ve askerin dikkatini gereksiz yere kendi köylerine çektiğini düşündüler. Bir süre sonra da bu grupları ihbar etmeye başladılar. 

Karşı gerilla taktiklerinin gelişmesi; gerilla savaşları başladığında Latin Amerikalı subaylar, klasik savaş taktiklerine göre eğitilmişlerdi. Ancak, 1960’lardan itibaren askerler gerilla savaşı üzerine eğitim almaya başladılar ve özel birliklerin kurulması, birliklerin hareket kabiliyetinin ve iletişim imkanlarının artırılması, Amerikalıların gerektiğinde olaya dahil olması, halkla ilişkilere önem verilmesi gibi gelişmeler, Latin Amerikalı askerlerin karşı gerilla operasyonlarında başarı kazanmalarını sağladı.

Che’nin devrim ihracına yönelik girişimlerinin son noktası, 1966 yılında Che ve bir kaç Kübalı gerillanın Bolivya’ya girmesi oldu. Che, Bolivyalı köylüler üzerinde hiç bir etki yaratamadı ve bir yıl geçmeden Bolivya askerleri tarafından öldürülerek tarih sayfalarında yerini aldı.

Reklamlar
Bu yazı Gerilla ve Karşı Gerilla Savaşı, Kır Gerillası, Terör Dalgaları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s