Hindistan’ın Pencap eyaletindeki Sih ayrılıkçı hareketleri

Hindistan’ın İngiliz sömürgesi altında olduğu uzun yıllar boyunca İngilizlerin böl-yönet taktiği sonucunda ülkedeki etnik-dini ayrılıklar belirginleşmiş ve Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra Müslümanlar Pakistan ve Hindular Hindistan adı altında ayrılmışlardır.

Bu bölünme esnasında diğer bir etnik-dini grup olan Sihler ise kendilerine ait bir devlet kuramamışlardır. Hint yönetimi altındaki Sihler kendilerinin ayrı bir grup olarak görülmemesi ve Hint nüfusu içinde eritilme çalışmalarından dolayı özellikle 1970-1980 yılları arasında silahlanmaya başlamışlardır. 1980’li yılların başında Sih kökenli Bhindranwale isimli bir şahıs lider olarak ortaya çıkmış ve Sih toplumu tarafından kabul edilmiştir.

Bhindranwale, bir süre sonra tutuklanmamak için yanında silahlı adamlarıyla birlikte Sihlerin en kutsal mekanı olan Altın Mabede sığınarak buradan Sih ayrılıkçı hareketini yönetmeye başlamıştır. Hareketin ivme kazanması üzerine Hint hükümeti Sih lideri yakalayarak etkisiz hale getirmek maksadıyla Altın Mabede bir operasyon düzenlemiş ve lider öldürülmüş ancak silahlı adamları kaçmayı başarmıştır.

Mavi yıldız operasyonu (Operation Blue Star) olarak bilinen bu operasyon Sihler arasında toplumlarına hakaret kabul edilmiş ve infial yaratmıştır. Misilleme olarak Bayan Başbakan İndra Gandhi’nin Sih muhafızları tarafından öldürülmesi sonucu Hintliler Sihlere saldırmış ve binlerce Sih öldürülmüştür. Bu olay Hint hükümetinin Sihlerin çıkarlarını koruyamayacağını tezi ile hareket eden radikallerin ekmeğine yağ sürmüş ve Sih ayrılıkçı hareketi tüm iç ve dış Sihlerden destek görmeye başlamıştır.

Hindistan’ın Pencap eyaletindeki Halistan isimli bölgede yoğun olarak yaşayan Sihler, bu bölgenin bağımsızlığı için savaşmaya başlamışlar, dış ülkelerde bir çok “Sürgünde Halistan Hükümeti” kurulmuş ve uluslar arası platformlarda politik destek mücadelesi başlatılmıştır. Hareket, şehirlerde ve şehir gerillası tekniklerine göre eylemler icra etmiş ve Hint Güvenlik kuvvetleri Sihlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde askeri birliklerle takviyeli polisiye tedbirlerle karşı tedbirlere başvurmuştur.

Sihler, eylem hedefi olarak güvenlik kuvvetlerini ve Halistan’ın bağımsızlığına karşı olan Sihleri seçmişlerdir. Ayrıca, maddi kaynak sağlamak maksadıyla zengin kişilerin fidye için kaçırılması, soygun, hırsızlık vb. eylemleri de icra etmişlerdir. Bu tür eylemlerinden birinde Romanya B.Elçiliği Müsteşarını fidye için kaçırmışlardır.

Sihler, seçilmiş hedeflere doğrudan yapılan saldırıların yanında hedef gözetmeksizin toplu canlı hedeflere ateş açma, kamuya açık alanlarda bomba patlatma gibi yöntemlerle eylemler düzenlemişlerdir. Eylem öncelikleri olarak sırasıyla; siyasi liderler, dini liderler, polisler, hakim ve savcılar, vd. hükümet görevlileri olarak belirlenmiştir.

Sih silahlı grupları da yüksek değerli hedeflerin imha edilmesinde intihar eylemlerini kullanmışlardır. Her türlü bombalı eylemlerinde patlayıcı madde olarak RDX kullanmışlardır. Bombalı eylemlerin bazılarını iki aşamalı yapmışlar, birinci aşamada zayıf bir patlama ile bir bölgede polis, asker, sağlık ekipleri, sivil halk yoğunluğu yaratmışlar, ikinci aşamada ile daha güçlü bir patlayıcı ile azami zayiata sebep olmuşlardır. Patlayıcı maddelerle çalışma konusunda Sri Lanka’daki LTTE örgütü ile eğitim işbirliği yapmışlardır.

Patlayıcı madde eylemlerinde uzaktan komutalı patlatma düzeneklerine seri antenlerle komuta edecek bir düzenek geliştirmişler ve patlatma sinyallerini bu antenlerle aktararak 5 km mesafeden dahi patlatma yapabilmişlerdir.

Sihler, Hindistan’la siyasi sorunlar yaşayan ve birkaç kez orta yoğunluklu bir savaşın eşiğine gelen Pakistan’dan etkin bir şekilde faydalanmışlardır. Pakistan istihbarat örgütü olan ISI’den eğitim ve silah yönünden destek almışlar, demode silahlarını bu ülkeden aldıkları AK-47 P.tüfekleri ile değiştirmişlerdir.

Sih öğrenciler de eylemlere yoğun destek vermiş ve Sih Öğrencileri Federasyonu şehir eylemlerinin yayılmasına katkıda bulunmuşlardır. Üniversite öğrencilerinin bilinen özelliklerinden istifade ile halkın doktrine edilmesi ve militan temini gibi konularda önemli kazanımlar elde edilmiş, militan gücünün %40’ı şehirlerden sağlanmıştır. Şehirlerde edinilen bu destek genişletilerek, Sih grupların maddi destek toplama, propaganda yapma, insan hakları savunucularından politik destek alma, organize suç örgütleri ile işbirliği yapma, barınma gibi yardımlar almasını sağlamıştır.

Hint yönetiminin bölgede kontrolü ele geçirmesiyle bir süre sonra hareket etkinliğini yitirmiştir.

Reklamlar
Bu yazı Devlet Terörü, Etnik Çatışmalar, Terör Dalgaları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s