Mao’nun Uzatılmış Savaş Stratejisi ve Gerilla Savaşı Doktrini

Komünizmin babası Karl Marx, 19’uncu yüzyılda, sınıflar arası eşitsizlik, üretim araçlarının adaletsiz dağılımı vb konulardaki sorunların halk ihtilali ile çözülebileceğini ileri sürmüştü. Halk ihtilalinin başlaması ve sonuca ulaşması için öne sürülen stratejiler de, gerilla taktiklerinin kullanılacağı ayaklanmaların ve silahlı mücadelelerin habercisi olmuştu.

Marx’ın öğretilerinden etkilenen Ruslar arasında başlayan muhalif hareketler zaman içerisinde gelişti ve Lenin önderliğinde 1917 yılında Ekim Devrimi olarak anılan halk ayaklanması ile SSCB’nin kurulmasına neden olan olayların fikrî hazırlıkları başladı.

Karl Marx, halk ihtilalinin sanayi işçileri arasında gerçekleşecek örgütlenmeler sonucunda, diğer ezilen sınıfların da katılımı ile şehirlerde başlayacağını ön görmüştü. Fakat, Rus devriminin lideri Lenin, halk ayaklanmasının sadece sanayi işçilerinden değil, şehirlerdeki küçük burjuva ve işçilerin katılımıyla şehirlerden başlayarak, köylülerin de ihtilale katılacağı kırsal kesime doğru yayılmasını öngörüyordu.

Lenin’in teorisine göre, üç aşama halinde gerçekleşecek olan ihtilali başlatacak işçiler,

  • ilk aşamada grevler, gösteriler ve protestolar ile giderek daha çok politize oldukları bir geçiş döneminden geçeceklerdi.
  • Taktik taarruz olarak isimlendirilen ikinci aşamada,  ihtilal güçleri şehirlerde şehir gerillası taktiklerine göre direnişi başlatacaklardı. Lenin, sokak savaşlarını ihtilal liderlerinin yönetmeyi, halkın ise savaşmayı öğrendiği bir fırsat olarak tanımlamıştır.
  • Üçüncü ve son safha olan stratejik taarruz aşamasında,  düzenli ordularla yapılacak savaşla ihtilal gerçekleşecek ve işçiler iktidarı kalıcı olarak ele geçireceklerdi.

Bu stratejinin asimetrik savaş açısından vurgulanması gereken noktası, şehir gerillası taktiklerine genel çatışma ortamında biçilen roldür. Şehir gerillası, toplumu genel çatışma ortamına hazırlayıcı bir yardımcı olarak kabul edilmiş, bunun da bireylerin sokak savaşlarında hükümet güçlerine karşı bilenmesiyle gerçekleşeceği ön görülmüştür.

Mao, Marks ve Lenin’in halk ihtilali veya kendi deyimleriyle Demokratik Devrim olarak isimlendirdikleri stratejiyi, Çinlilerin geleneksel savaş konseptleri ve Çin gerçekleriyle harmanlayarak “Yeni Demokratik Devrim” stratejisini geliştirdi. 

Mao, komünizme Lenin’den sonra ikinci önemli değişimi getiren teorisyen oldu ve Marxizm’e üç önemli konuda yenilik getirdiği kabul edilir.

* Marx ve onu izleyen diğer komünist ideologların “işçi sınıfı” (proleterya) kavramına atfettikleri önemin aksine, Mao “köylü sınıfını” devrimin öncüsü olarak kabul etmiş ve “köylü sosyalizmi” kavramını ortaya atmıştır.  

* Lenin’in şehir merkezlerinde eylem yaparak devrim hazırlığı yapan komünist parti anlayışı yerine, Mao “gerilla savaşı” yöntemini geliştirmiş ve şehir merkezlerinde değil kırlarda ve dağlarda örgütlenen bir komünist parti oluşturmuştur.

* Marxizm’in temelinde yer alan ve Lenin tarafından da benimsenen enternasyonalist (uluslararacıcı) yaklaşım yerine, Mao milliyetçiliğe önem vermiş ve “milliyetçi sosyalizm” kavramını geliştirmiştir.

Gerçekte Mao’nun üstteki üç farklı yaklaşımının asıl nedeni, içinde bulunduğu şartlardır. Çin gibi neredeyse tamamen köylü nüfustan oluşan ve tutucu bir milliyetçi anlayışa sahip bir ülkede, Mao için “milliyetçi köylü sosyalizmi”ni ortaya atmaktan başka bir seçenek olmamıştır. Köylülüğe önem veren Mao, kaçınılmaz olarak köylüler arasında örgütlenmiş ve yine kaçınılmaz olarak “kır gerillası” modelini uygulamıştır. 

Japonya’nın 1931 yılında Çin’i işgal etmesi sonrasında başlayan Mao önderliğindeki direniş hareketleri gerilla savaşının doktirinin gelişmesine katkıda bulunan olaylar zinciridir. Küçük fakat, güçlü bir devlet olan Japonya’yı Çin topraklarından atmak için, o zaman büyük fakat zayıf bir ülke olan Çin, gerilla savaşı taktiklerini etkili bir şekilde kullanarak 1945 yılına kadar savaşmıştır.

Mao tarafından Japonlara karşı geliştirilen direniş stratejisi,  “uzatılmış savaş stratejisi” olarak isimlendirmiş olup, üç aşamadan oluşuyordu.  

  • Hükümet kontrolünün dışındaki kırsal kesimlerde gerillaların eğitildikleri, dinlendikleri ve  hazırlık yaptıkları kurtarılmış bölgeler oluşturmak (STRATEJİK SAVUNMA) 
  • Kurtarılmış bölgeleri genişleterek, hükümet güçlerini yıpratma savaşıyla zayıflatmak ve gelecekteki ordu için gerekli silah ve malzemeyi toplamak, (STRATEJİK DENGE)                  
  • Açık savaş taktiklerini kullanarak kesin sonuçlu bir taarruzla şehirleri ele geçirmek. (STRATEJİK TAARRUZ)

Uzatılmış Savaş Stratejisinin ana ilkeleri Mao tarafından ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla birlikte, bu stratejide asimetrik etki yaratan husus; düzenli birliklerle genel olarak savunma stratejisi uygularken, inisiyatif sahibi, çevik ve küçük birliklerle, düşmanın cephe hattından uzak birliklerine, zamana yayılmış taarruzlar icra etmek şeklinde formüle edilmişti.  Adından da anlaşılacağı üzere, Mao’nun stratejisi, işgal kuvvetlerini önce hızlı bir zaferden mahrum bırakmak, daha sonra düşmanı uzun süreli bir yıpratma savaşına zorlamaktı.

Uzatılmış savaş stratejisinden beklenen sonuç; işgal ordusunun savaşın başlangıcında ümit ettiği sonucu elde edememesi ve yıllarca süren bir savaşın ekonomik ve politik yükü altında ezilmesi, buna karşılık halk arasında işgalciye karşı duyulan nefretin her geçen gün artarak çoğalması sonucunda direniş kuvvetlerinin sürekli güçlenerek, işgal kuvvetleriyle savaşacak bir düzenli ordunun oluşturulmasıydı.  

Mao’ya göre, gerilla birlikleri; 

  • Gizli ve hızlı hareket etmelidir, 
  • Düşmana birdenbire saldırmalı ve muharebeyi çabuk sonuçlandırmalıdır,
  • Mevzi savunmasından, gecikme ve ertelemelerden  kesinlikle kaçınmalıdır,
  • Küçük birlikler halinde hareket etmeli, fakat düşmanın zayıf noktalarına  darbe vurmadan önce büyük bir kuvvet oluşturacak şekilde toplanmalıdır, 
  • Geniş bir cephe üzerinde bulunan düşmanı küçük birliklerle yapacağı süratli,  eş zamanlı ve çoklu darbelerle taciz etmelidir.  
  • Hedefledikleri başarıyı elde etmek için muharebeye tutuşmalı, eğer durumları uygun değilse, derhal düşmandan uzaklaşmalıdır. 
  • Düşman kuvvetlerini birer birer ezmek için, bir yerdeki düşman kuvvetini yok eden gerilla birliği, ikinci bir birliği ezmek için hemen başka bir yere hareket etmelidir,
  • Planlama olmadan hareket etmemelidir. Bir gerilla harekâtı, elden geldiği kadar ayrıntılı bir şekilde planlanmalı ve titizlikle icra edilmelidir. 

Görüldüğü gibi Mao’nun gerilla savaşı konseptinin temeli; birliklerin yapılarını esnek tutmak, hızla hareket etmek,  başarı şansı yüksek hedeflere baskın tarzında saldırmaktır. 

Mao, gerilla kuvvetleriyle, düşmanla bir cephe hattı üzerinde savaşan düzenli kuvvetlerin arasındaki destek ilişkisini de gerilla kuvvetlerinin savaş alanlarını işaret ederek belirlemiştir.

Mao’ya göre; Gerilla birliklerinin bir bölgeyi düşmandan kurtarmak gibi bir hedefi yoktur ve bulundukları bölgeleri gerektiğinde, geçici olarak, düşmana terk etmelidir.  İşgal altındaki toprakların geri alınması, ulus çapında girişilecek stratejik karşı-saldırıyla yapılacaktır. 

Nihai karşı saldırıya kadar geçecek sürede, ülke topraklarının epeyce büyük bir kesimini elinde bulunduran düşmanın, tüm lojistik faaliyetlerini icra ettiği, fakat kontrol altına almakta zorlanacağı geniş bir geri bölge oluşacaktır.  Gerilla kuvvetleri ise, savaşı düşman işgali altındaki bu geniş bölgeye yayılacak ve düşmanın gerisini bir cephe haline getirerek, düşmanı işgal ettiği topraklarda durmadan savaşmak zorunda bırakacaktır.

Mao’nın gerilla konseptinde özel önem verdiği üs bölgeleri, gerilla kuvvetlerinin stratejik görevlerini yerine getirmede, kendilerini koruma ve birliklerini genişletme, düşmanı imha ve ülkeden sürüp çıkartma amaçlarına ulaşmada dayandıkları bölgelerdir. Düşman hatlarının gerisindeki gerilla savaşının bir özelliği, geri bölgesi olmaksızın savaşmasıdır; çünkü gerilla kuvvetleri, genellikle, ülkenin gerisinden kopmuş durumdadır. Aslında, gerilla savaşının geri bölgesi, üs bölgeleridir.

Çin kadar insan kaynağına sahip olamayan Japon ordusu, Çin topraklarını işgal ederken bir çok bölgede kontrolü sağlayamamış ve bu bölgelerde üslenen Çinli gerilla kuvvetleri, çoğu zaman düzenli askeri birliklerden bağımsız olarak Japon birlikleriyle savaşmışlardır.  Japon ordusu, askeri birliklerinin sayıca az olması ve yabancı topraklarda savaşmasının yanı sıra, Çin’in gücünü küçümsemesi ve Japon komutanlar arasındaki çekişmeler, stratejik koordinasyon eksikliği nedeniyle savaşın inisiyatifini bir süre sonra kaybetti. Diğer taraftan Çin, savaşın başlangıcında savunma durumunda olmasına rağmen savaş tecrübesi arttıkça, taarruz doktrinini uygulamaya ve harekatını gerilla birlikleriyle destekleyerek inisiyatifi ele geçirmeye başladı.

Bu strateji Çin’de işe yaradı ve kır gerillasının temel stratejisi haline geldi. Aynı stratejiyi, Vietnam’da Fransızlara karşı Vo Nguyen Giap uygulamaya çalıştı. Dokuz yıl süren yıpratma saldırılarına ve bir çok başarısız nihai saldırı girişimleri sonrasında, Giap’ın gerillaları, Fransızları Dien Bien Phu savaşında büyük bir yenilgiye uğrattılar. 

 

Reklamlar
Bu yazı Gerilla ve Karşı Gerilla Savaşı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Mao’nun Uzatılmış Savaş Stratejisi ve Gerilla Savaşı Doktrini

  1. ömer dedi ki:

    Siteni ve yazıları seviyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s