Terörizm’in Tanımı

Terörizmin toplum düzenini bozan ve masum kişilerin zarar görmesine yol açan bir suç demeti olduğu dünya çapında tartışmasız olarak kabul görmesine rağmen tanımı konusunda bir fikir birliğine varılabilmiş değildir. Bu tanımsızlık, terörizmle evrensel boyutta mücadele edilmesinin önündeki en büyük engeldir.

Terörizmi tanımlamak sadece teorik bir çalışmanın konusu olarak değil, operasyonel ihtiyaçların karşılanması maksadıyla da yapılmalıdır. Terörizm artık yerel bir sorun olmaktan çıkarak uluslar arası bir karakter kazanmıştır. Terörist örgütler, bir çok ülkede eylem yapmakta,  saldırılarına değişik ülkelerin vatandaşları hedef olmakta, terör örgütlerinin ofisleri, karargahları veya eğitim kampları değişik ülkelerde faaliyet göstermekte, terör örgütleri değişik ülkelerden dolaylı veya dolaysız yardım almakta, militanları değişik etnik gruplardan gelmektedirler.

Terörizm, uluslararası bir olgudur ve terörle mücadele uluslararası ölçekte yapılmalıdır. Bu nedenle, uluslararası bir mücadele stratejisi geliştirmek için terörizmin tanımlanmasına ihtiyaç vardır. Terörizmin tanımının uygun bir şekilde yapılamaması nedeniyle, terörizmle mücadele için gerekli uluslararası anlaşmaların hazırlanması ve uygulanması da imkansız olmaktadır. Bunun yanında terörü destekleyen ülkelere karşı da etkin tedbirlerin alınmasını engellemektedir.

Terörizmin global ölçekte ortak bir tanımının yapılmasında karşılaşılan sorun her çevrenin kendisine uygun bir tanım yapmasından kaynaklanmakta olup bu çevreleri dört kategoride toplamak mümkündür.

  1. Sosyal bilimciler, akademisyenler, bilim adamları
  2. Hükümet yetkilileri, güvenlik kuvvetleri
  3. Medya mensupları
  4. Teröristler, sempatizanlar ve destekçiler

 

Sosyal bilimciler, akademisyenler, bilim adamlarının terör tanımı

Bir kısım bilim adamına göre terörizm; politik, kriminal ve kendine has sebeplerle gizli veya yarı gizli bireyler, gruplar veya resmi devlet organları tarafından toplumda korku uyandıran ve genellikle dolaylı hedeflere yönelik şiddet eylemleridir. Şiddetin yöneltildiği hedefler rastgele seçilir veya hedef toplumdan temsilci hedef olarak seçilir.

Bazı sosyal bilimciler ise;  terörizmin standart bir tanımının yapılmasından ziyade, bir eylemin terörizm olup olmadığına karar vermek için eylem şekillerinin, hedeflerinin ve başarı şansının analiz edilmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Bu yaklaşımla, askeri yöntemler kullanılmayan veya sivil hedeflere yönelik eylemlerin terörizm olarak algılanması gerekmektedir.  

Diğer bir tartışma konusu ise, eylemcilerin “gerilla” olup olmadığı, başka bir ifade ile, eylemlerin terör mü, yoksa “haksız şekilde özgürlükleri elinden alınan bir halkın yararına yürütülen bir gerilla savaşı” mı olduğuna nasıl karar verileceğidir. Genellikle, halkın açıkça şikayet ettiği konuları istismar eden, sivil hedeflerden ziyade hükümetin veya işgalci bir devletin askeri hedeflerine yönelik eylemler gerçekleştiren, etnik veya sosyal bir kesimin yararına savaştığı kabul edilen, askeri ve/veya yarı askeri taktik ve teknikler kullanan grupların “gerilla” kabul edilmesi, dolayısıyla bu grupların “Harp Hukuku” kurallarından istifade ettirilmesi görüşü mevcuttur.

Ancak, gerilla birliklerinin de karakterinde terörizm mevcuttur. Şöyle ki, gerilla birlikleri halk desteğine muhtaçtır ve bu desteğin sağlanması, ideolojisini kabul ettirmek, ajan ve işbirlikçileri tasfiye etmek, gizliliğini devam ettirmek ve lojistik destek sağlamak için gerekirse zor kullanmaktan kaçınmayacaktır. Sonuç olarak, gerilla birliğinin halk desteği azaldıkça, eylemlerindeki suç oranı arttıkça ve eylemlerini haklı kılan sosyal ve politik sebepler azaldıkça “terörist” sınıflandırmasına daha çok dahil edilecektir. 

Terörizmin, terörden zarar görenler ve onunla mücadele edenler, konu ile ilgili araştırmalar yapan sosyal bilimciler, yazarlar, akademisyenler ve gazeteciler tarafından yapılan yüzden fazla tanımı mevcuttur.  Schmidt ve Youngman isimli yazarlar “Political Terrorism” isimli kitaplarında 109 tanıma yer vermiş ve bu tanımlarda geçen kelimelerin hangi sıklıkla kullanıldığını incelemişlerdir. İncelemeden çıkarılan sonuç aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.  Tabloda gösterilen, terörizmin tarifinde en sık kullanılan bu kelimeler, terörizmin tanımının ne olması gerektiği ve tabiatı hakkında önemli bilgiler vermektedir.

 

Kullanılan kelimeler Tariflerde

kullanılma

sıklığı

Şiddet % 83,5
Politik % 65
Korku % 51
Tehdit % 47
Psikolojik etki % 41,5
Hedef gözetmemek  % 37,5
Önceden planlanmış, planlı, sistematik örgütlü eylem % 32
Muharebe yöntemleri, strateji ve taktik % 30,5
Kabul edilmiş kuralların insani değerleri hiçe sayarak aşırı derecede ihlali,  % 30
Şiddet, şantaj % 28
Rastgele, gayri-şahsi, sebepsiz, ayrılık gözetmeksizin hedef seçmek % 21
Sivillerin, savaş dışı insanların, tarafsızların ve ilgisiz kişilerin hedef seçilmesi % 17,5
Yıldırma % 17
Kurbanların masumiyetinin vurgulanması % 15.5
Gizlilik, örtülü hareket etmek % 9
Şiddetin aniden ortaya çıkması ve tedbir alınamaması % 9
Şiddetin tekrar etmesi  veya devamlı hale gelmesi % 7

 

Hükümet yetkilileri, güvenlik kuvvetlerinin terör tanımı 

Terörizmin tanımı üzerinde en çok, terörizmden etkilenen ülkeler çalışmaktadır. Örnek olarak; ABD hükümetinin 11 Eylül saldırısından sonra yayınladığı genelgede terörizm şöyle tanımlanmıştır; bir toplumu korku ve şiddet ile baskı altına almak, bir hükümetin politikalarını etkilemek ve değiştirmek için baskı uygulamak maksadıyla, ağır tahripler, toplu kıyımlar, adam kaçırma ve rehin alma gibi faaliyetlerden oluşan, doğrudan veya dolaylı olarak insanların can ve mallarına yöneltilmiş şiddet hareketleridir.

Türkiye, 12.04.1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun birinci maddesinde terörizmi şöyle  tanımlamıştır; Baskı, şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinin biriyle, Anayasa da belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak,Türk Devletini ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemdir.

Federal Almanya Anayasayı Koruma Bürosunun 1985 yılında yaptığı tanıma göre terörizm; politik hedeflere ulaşmak için halkın can ve malına yönelik cinayet, adam kaçırma, kundakçılık, patlayıcı madde kullanma eylemleri ve bu eylemlere hazırlık niteliğinde olan diğer şiddet eylemleridir.

İngiltere’nin 1974 tarihinde yaptığı resmi tanıma göre; terörizm, politik hedeflere ulaşmak için halkın tamamı veya bir kısmında korku uyandıran şiddet eylemleridir.

Yukarıdaki tanımlar incelendiğinde hepsinde ortak olan hususların şiddet kullanımı, siyasi hedefler, toplumda korku yaratma isteği olduğu görülmektedir.   

 

Medya mensuplarının terörizmi tanımlaması

Yabancı medya mensupları arasında yapılan bir anket uygulamasında ankete katılanlara “hangi eylemleri veya suçları terörizm olarak algıladıkları” sorulmuş ve aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.

 

Kullanılan Şiddet

Eylemi Türü

Eylemin terör

olarak algılanma %’si

Rehine alma 80
Cinayet 75
Bombalama 75
Fidye için adam kaçırma 70
Pazarlık için adam kaçırma 70
Şehir gerillası eylemleri 65
Sabotaj 60
İşkence 45
İltica etmek maksadıyla uçak kaçırma 35

 

 

Medya mensupları çeşitli şiddet eylemleri arasında ayrım yaparak eylemin hedefinin halk üzerinde korku yaratıp yaratmadığına dikkat etmişlerdir. Örnek olarak; sırf uçağı başka bir ülkeye indirmek ve oraya iltica etmek maksadıyla yapılan uçak kaçırma ile, bazı siyasi mahkumların serbest bırakılmasını sağlamak maksadıyla yapılan uçak kaçırma eylemi aynı değerde görülmemiştir.

Ancak, medyanın hangi olayları terörizm, hangilerini ise adi suç olayı veya insan hakları ihlallerine karşı yapılan direniş hareketi, hak arama, masum protesto olarak tanımlayacağına karar verirken dikkate alacağı husus, terör örgütün sahip olduğu halk desteğidir. Çünkü medyanın ilgilendiği en önemli konu “rating” yaratmaktır ve halk, hoşuna gitmeyen programları izlemeyecektir. Ayrıca, medya organının siyasal görüşü de terörizm tanımına etki eden diğer bir faktördür.

 

Teröristler, sempatizanlar ve destekçiler

Teröristlerin de kendilerine göre tanımları olması kaçınılmazdır. Onlara göre terörizm; halkın devlet terörüne, kapitalizme, ırkçılığa, cinsiyet ayrımcılığına ve emperyalizme karşı sürdürdüğü haklı ve mantıklı bir savaştır. Kendilerini de terörist olarak değil, özgürlük savaşçısı, anti-emperyalist direnişçi, savunma cephesi mensubu gibi sıfatlarla tanımlamaktadırlar.

Terörizmin devletler arası düzeyde dünyaca kabul görmüş resmi bir tanımlamasının yapılması mevcut durum itibarıyla mümkün görülmemektedir. Bu husus ortak mücadele şekillerinin geliştirilmesine ve terörizmle etkin bir evrensel mücadeleyi de imkansız kılmaktadır. Ancak, ülkelerin başlangıçta kendi iç meselesi olarak gördükleri terörist eylemlerin bir süre sonra başka ülkeler tarafından “özgürlük savaşı” olarak kabul görmesi de yaygındır.

Bir ülkede terörizmin varlığından söz edebilmek için aşağıdaki olayların bir veya bir kaçının varlığı gerekmektedir.

–    Terörizmin toplum üzerinde en çok etki gösteren eylem şekli olan şehir gerillalarının faaliyetleri,

–    Nispeten toplum üzerinde daha az psikolojik etkisi olan ve kırsal kesimde kır gerillalarının faaliyetleri,

–    Yabancı ülkelerde yaşayan ülke vatandaşlarının yurt içindeki terörist örgütlere yaptığı yardım faaliyetleri,

–    Açıktan veya örtülü bir şekilde diğer bir ülkenin veya ülkelerin terörist örgüte çeşitli vasıtalarla yardımda bulunması,

–    Söz konusu ülke ile direk ilişkisi olmayan bir terörist grubun çeşitli sebeplerle bu ülkeyi geçici bir süre için dahi olsa eylem alanı olarak seçmesi,

–    Bir ülkede bulunan yabancı şahısların  kendi ülkelerindeki bir terörist örgütü çeşitli vasıtalarla desteklemesi,

Topraklarında bu olaylardan bir veya bir kaç tanesi meydana gelen bir ülkede terörizmin varlığından söz etmek mümkündür ve bu ülkenin terörle mücadeleye aktif olarak katılması gereklidir. Kendi topraklarında terörizmi sıcak olarak yaşamadığı gerekçesiyle terörle mücadeleye aktif olarak katılmayan ülkelerin bir süre sonra terörist örgütün ana üssü olduğu,  bu örgütlerin ev sahibi ülke ile aralarında sonradan ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle bir süre sonra bu ülkeyi eylem alanı içersine dahil ettiği sıkça görülmektedir. 

Reklamlar
Bu yazı Terörizm ve Terörle Mücadele içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s