Terörle Mücadelede Hollanda Modeli

Hollanda’da 1960’lı yıllarda üniversiteli gençler tarafında icra edilen çevreci, silahlanma ve tüketim toplumu karşıtı çok kısıtlı şiddet içeren gösterilere karşı polisin aşırı şiddet göstererek karşı koyması toplumda ters tepki yaratmış ve pasif kalanların da polis şiddetine tepki göstererek göstericilere katılması ile olaylar polisin baş edemeyeceği bir düzeye ulaşmıştır.

Bu noktada polis zorunlu olarak göstericilere tolerans göstermeye başlamış ve polis baskısının ortadan kalkmasıyla halkın polis kurbanlarına sempati besleme ihtiyacı da azalarak şiddet seviyesi düşmüştür. Hollanda ile eş zamanlı olarak diğer Avrupa ülkelerinde başlayan öğrenci olayları bir süre sonra yerini terör örgütlerinin eylemlerine bırakırken, Hollanda’da takip eden 3 yıl içinde öğrenci olayları düşüş göstermiştir.

Bu olaylardan sonra Hollanda polisi bu tür olaylara karşı daha esnek davranmaya başlamış ve polis yöneticileri zor kullanmanın durumu daha kötüye sürüklediği, zor kullanmanın ilk seçenek olmaması gerektiğini kamuoyu önünde açıkça telaffuz etmeye başlamışlardır.

Hollanda’nın terörle mücadele esnasında teröristlere bakış açısı bir çok ülkeden farklıdır. Aynı dönemde; İsrail, terörü “savaş durumu”, Fransa, kamu düzenini bozan eylemler olarak görürken Hollanda, terörizmi adi suç kapsamında tutmuştur. Bu kapsamda, polis terörle mücadelede temel güvenlik birimi olarak, Adalet Bakanı ise sivil makam olarak kabul edilmiştir. Bir çok terör olayında askeri birlikler olay yeri dışında tutulmuştur. Hollanda ordusuna bağlı birliklerden çok kısıtlı sayıda özel birlik yetiştirilmiş ve bunlar özellikle Kraliyet ailesinin korunmasında kullanılmıştır.

Terörle mücadele için herhangi bir kanun çıkarılmamış, teröristler adi suçlulardan ayrı kanunlara tabi kılınmamıştır.

Hollanda yetkilileri, bir çok ülkenin aksine, teröristlerle görüşmeye her zaman sıcak bakmışlar ve bir çok olayda hükümet yetkilileri teröristlerle pazarlığa oturmuş ve teröristlerin istekleri karşılanarak eyleme son verilmesi sağlanmıştır.

Hollanda’da bir çok tren kaçırma, rehin alma vb. eylemlerle adını duyuran Güney Molukanlı militanlar terörle mücadele tedbirlerinin en yoğun uygulandığı grup olmuştur. Hollanda’nın eski bir sömürgesi olan ve halen Endonezya yönetimi altında olan Güney Molukan adalarından göç eden Molukanlılar, Hollanda’nın hala bu adalar üzerine emelleri olduğunu ve tarihte Hollanda’nın Güney Molukan adalarının bağısızlığını engellediğini öne sürerek söz konusu adaların bağımsızlığı için mücadele vermekteydiler.

Bu gruptan kaynaklanan terör olaylarının tırmanması sonucunda Hollanda Hükümeti, söz konusu örgütün militanlarına açık bir çağrı yaparak mevcut sorunların çözümü için tartışmaya hazır olduklarını ilan etmiştir. Örgütün bu çağrıya olumlu cevap vermesi ile ortak bir komisyon kurulmuş ve devlet arşivlerinden tarihi gerçekler araştırılmış ve iddiaların aksine Hollanda’nın eski sömürgesinin özgürlüğü için her türlü girişimde bulunduğu ancak adadan ayrılmasıyla Endonezya’nın bu adaları işgaline karşı koyamadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca, Hollanda bu adalar üzerinde hiçbir emeli olmadığı konusunda garanti vermiştir. Tarihsel olayların açıklığa kavuşturulmasından sonra Hollanda’da yaşayan Güney Molukanlı militanlardan liderlik özellikleri taşıyan 200 kadar öğrenci seçilerek Güney Molukana “köklere dönüş seyahati” adı altında götürülmüştür. Bu program Hollanda’daki Molukan terörünü bitiren bir girişim olmuştur. Molukanlı öğrenciler ana vatanlarına gittiklerinde, halkın kendilerinden ve mücadelelerinden haberdar olmadığını, aslında Jakarta’daki merkezi hükümeti hakkında küçük sorunların dışında şikayetçi olmadıklarını ve Güney Molukanın bağımsızlığı gibi hiçbir ideale sahip olmadıklarını hayretle görmüşlerdir.

Bunun yanında, ülkelerinin geri kalmış durumunu gördüklerinde artık Hollanda’da yaşamaktan vazgeçemeyeceklerini anlamışlardır. Güney Molukan terörü bu girişimler sonrasında tamamen sona ermiş ve Hollanda hükümeti de göçmenlerin sorunlarına daha fazla çözüm bulmaya başlamıştır.

Hollanda’nın terörle mücadeledeki “başarısının” altında yatan hükümet uygulamaları kendi hükümet üyeleri tarafından ifade edildiği gibi aşağıya çıkarılmıştır.

– Hükümet şiddet uygulama tekeline sahip olması nedeniyle gereğinden fazla şiddet uygularsa, karşıt gruplar bütünleşir ve terör örgütü haline gelir. Bu nedenle parlamento dışı hareketlere imkan sağlanmalıdır.

– Anayasal devlet, kendi koyduğu kurallara uygun davranmalıdır.

– Anlaşmazlıkların hukuk yoluyla çözülmesine imkan sağlanmalıdır. 

– Hükümet, teröristler dahil insan hayatına gereken önemi vermelidir. Bilgi almak için kötü muamele ve işkence kabul edilemez. 

– Hükümetin nihai hedefi hukuk düzeninin tekrar sağlanmasıdır. Hukuk, iyi veya kötü tüm insanların faydalanması içindir ve teröristler de bundan faydalanmalıdır.

 

Hollanda’nın bu uygulamalarla sonuç almasının tek nedeni hükümetin aldığı tedbirler değildir. Aşağıdaki faktörlerin Hollanda örneği incelemesinde dikkate alınması gereklidir.

– Hollanda’da, diğer ülkelerdeki kanlı eylemleri icra eden bir terör örgütü hiç var olmamıştır.

 – Diğer ülkelerdeki terör örgütlerinin Hollanda’daki ortamı kendileri için elverişli gördüklerinden, bu ülkeyi “güvenli bölge” olarak kullandıkları ve bu durumu bozmamak için eylem yapmadıkları da başka bir gerçektir.

 – Hollanda’nın gelişmiş ve zengin bir ülke olması nedeniyle azınlıkların, gayri-memnun kitlelerin sorunlarının çözümü için gerekli maddi kaynaklara sahip olması da teröre başvurulmasını engelleyen başka bir faktörüdür.

 – Hollanda’nın etnik yapısını oluşturan ana unsurların aynı oranda gelişmesi ve toplumda yerini her bakımdan eşit olarak alması nedeniyle de iç huzursuzlukların olmaması da terörü engelleyen hususlardandır.

 – Hollanda hiç bağımsızlık savaşı vermemiştir ve sahip olduğu bir çok şey başka ülkeler tarafından kendilerine verilmiştir. Bu nedenle, halkın ve devletin ön planda tuttuğu değerlerin diğer ülkelerden ve halklardan farklı olması ve teröristlerin ideallerinin karşılanması uğruna başka ülkelerin ve halkların feda etmeyeceği değerlerden vazgeçebilmesi teröristlerle ilişkileri mümkün kılmıştır.

Reklamlar
Bu yazı Etnik Çatışmalar, Terör Dalgaları, Terörizm ve Terörle Mücadele içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s