Çeçenlerin 1994-1998 Rus İşgaline Direnisi

Kafkas Dağlarının güney yamaçlarında yaşayan Çeçenler tarihleri boyunca bağımsızlıkları uğruna kendilerinden defalarca üstün Rus işgâl ordularını çetin muharebelerle bozguna uğratan savaşçı bir kavim olarak bilinmektedir. Ondokuzuncu yüzyıldaki Rus işgaline karşı 30 yıl savaştıktan sonra yenik düşen Çeçenler, hiçbir zaman Rusların gerçek anlamda denetimi altına girmediler.

İkinci Dünya Savaşından sonra Stalin tarafından Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle hainlikle suçlanan Çeçenler, Sibirya çöllerine sürüldüler ve onlarca yıl süren sürgün hayatında yok edilmeye çalışıldı. Stalin’in ölümünden birkaç yıl sonra yurtlarına dönmelerine izin verilenler ise topraklarının başka halklara peş keş çekildiğini gördüler.

SSCB’nin dağılma süreci devam ederken, Rusya Federasyonunun otonom bölgelerinden biri olan Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyetinde yaşayan Çeçenler de, Çeçen Ulusal Kongresi çatısı altında örgütlenmişti. Kongre’nin 1990 yılının Kasım ayındaki birinci toplantısında bağımsızlık kararı alındı ve Cahar Dudayev (Cahar Dudayev, kongre öncesinde Sovyet Ordusunda Hava Tümgenerali rütebesindeydi ve Estonya’daki nükleer kabiliyetli hava filosunun üs komutanlığını yapıyordu) bağımsızlık mücadelesinin lideri olarak seçildi.

Yaklaşık bir yıl sonra yapılan seçimlerde, Cahar Dudayev ezici çoğunlukla Devlet Başkanı seçildi ve yeni Meclis, 1 Kasım 1991’de İçkerya Cumhuriyeti adıyla ülkenin bağımsızlığını ilan etti (1994 yılında ülkenin ismi Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti olarak değiştirildi).

Ancak, Çeçenlerin bu yeni devletinin sınırları içinde kaldığı Rusya Federasyonu, iki nedenle Çeçen-İnguş Cumhuriyetinin bağımsızlık kararına sıcak bakmıyordu. Birincisi; Çeçenistan’ın yer altı zenginlikleri ve coğrafi konumundan kaynaklanan stratejik değeriydi. Çeçenistan, yıllık üretimi 15 milyon tona ulaşan petrol yataklarına sahipti ve Hazar Denizi’nden Karadeniz kıyılarına uzanan bölgenin ulaşım merkezi durumundaydı. İkinci neden ise, Çeçenistan’ın bağımsızlığının Rusya Federasyonu içinde yaşayan diğer etnik gruplar için tehlikeli bir örnek oluşturmasıydı. Çeçenistan, bu özellikleriyle Kuzey Kafkasya’nın ekonomik ve psikolojik yönden ağırlık merkeziydi ve Rusya’nın Kafkaslardaki menfaatleri bu stratejik bölgeyi kaybetmeyi göze alamıyordu.

Bu nedenlerle Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Çeçenistan’ın bağımsızlık kararını görmezden gelerek seçimleri geçersiz ilân etti. Yeltsin bununla da kalmayarak, 8 Kasım 1991’de Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan etti ve bölgede bozulan anayasal düzeni yeniden tesis etmek maksadıyla Çeçenistan’ın başkenti Grozni’deki Hankala havalimanına askerî birlik indirdi. Çeçenlerin küçük fakat tek askerî birliği olan Millî Muhafızlar, havalimanının kontrolünü ele geçirerek Rus birliğinin ileri harekâtını engelledi. Bu arada Şamil Basayev ve birkaç arkadaşı Rusya’dan kalkan bir uçağı kaçırarak Ankara’ya indirdi ve Rusların harekata devam etmesi halinde uçağı havaya uçurmakla tehdit etti.

SSCB Başkanı Gorbaçov’un havalimanındaki Rus birliğinin Çeçenlerle savaşmasını yasaklaması üzerine, Rus askerleri ülkelerine geri döndü. RF meclisi de kısa bir süre sonra Yeltsin’in olağanüstü hal ilân kararını iptal edince Çeçenler Ruslara karşı ilk mücadeleyi kazanmış oldular.

Çeçenistan yönetimi, Mart 1992’de imzalanan, eski SSCB’nin otonom cumhuriyetlerinin RF çatısı altında yer aldıklarına dair anlaşmaya katılmadı. Olayların başından beri Çeçenlerle beraber hareket eden İnguşlar, Haziran 1992’de RF çatısı altında ayrı bir özerk bölge olarak kalacaklarını ilân ederek, Çeçenlerle yollarını barışçı bir şekilde ayırdılar. Çeçenler ise, bağımsızlık ilanında ısrarlarını sürdürerek, kendi Anayasalarını yürürlüğe koydular.

RF ile Çeçenistan arasındaki bu anlaşmazlıklar 1994 yılına kadar devam etti. Bu arada Dudayev, eski SSCB’nin silâh depolarından ele geçirdiği her türlü silâh ve teçhizattan faydalanarak kendisine bağlı birlikleri muhtemel bir Rus işgaline karşı hazırladı. Ayrıca, Kuzey Kafkasya Müslüman Federasyonuna aktif olarak katılarak diğer Müslüman Kafkas toplumlarından da siyasî ve askerî destek almaya çalıştı. Basayev’in komutasındaki küçük bir birlik de 1991-1994 yılları arasında Azerbaycan’da Ermenilere, Abhazya’da Gürcülere karşı yürütülen savaşlarda yer aldılar ve savaş tecrübesi kazandılar. Ayrıca, Afganistan’daki El Kaide kamplarında eğitim gördüler ve bu kamplarda Afgan mücahitleri ile yakın ilişkiler kurdular. Abhazya Taburu olarak da anılan Basayev’in komutasındaki bu birlik, 1994 yılına kadar savaş tecrübesi ve eğitim seviyesi bakımından oldukça üstün bir seviyeye geldi.

Cahar Dudayev, 1994 yılına gelindiğinde Rusya ile aralarındaki meselenin siyasi olarak çözümünü ve petrol boru hatları ile demiryollarının ortak işletilmesini teklif etti. Rusya ise, muhalif Çeçenleri silahlandırarak Çeçenistan’ı iç savaş yoluyla zayıflatarak dize getirmeye çalıştı. Yıl sonuna doğru, Rusya’nın desteklediği Çeçen muhalifler üç yönden başkent Grozni’ye saldırdılar ve şehrin büyük bir kısmını ele geçirdiler. Fakat, Cahar Dudayev’e bağlı kuvvetler bir süre sonra durum üstünlüğünü ele geçirerek Rusların aktif olarak desteklediği muhalifleri bozguna uğrattılar. Dudayev, geniş kapsamlı bir basın toplantısında muhaliflerin saflarında savaşan yaklaşık 70 Rus askerinin esir alındığını, Rusya’nın bu askerlerin sorumluluğunu üstlenmemesi halinde idam edileceklerini açıkladı.

Bu gelişmeler üzerine Rusya, savaşan tarafların 48 saat içerisinde silahlarını bırakmasını, aksi taktirde Çeçenistan’da olağanüstü hâl ilan ederek askeri operasyonlara başlayacağını açıkladı. Rus ve Çeçen temsilciler arasında görüşmeler devam ederken 11 Aralık sabahı, Rus birlikleri Çeçenistan’a girdi.

Harekatın ilk safhasında, ABD’nin Birinci Körfez Savaşında uyguladığı stratejiden etkilenen Ruslar, Çeçenistan’ın başkenti Grozni’yi yoğun hava bombardımanına tuttular ve birkaç hafta içinde kenti düşürmeyi başardılar. Başkentin ele geçirilmesi ve Rus yanlısı bir hükümet kurulmasına rağmen Çeçen birlikleri teslim olmadılar ve dağlık bölgelere çekilerek gerilla savaşına başladılar.

Dudayev komutasındaki Çeçen direnişçiler ülkelerini Rus işgalinden kurtarmak için, başta Afgan mücahitleri olmak üzere Dünyanın her tarafındaki Müslüman savaşçılardan aldıkları desteğin de yardımı ile, Rus birlikleri ile kıyasıya mücadele ediyorlardı. Rus ordusu ise eğitimsiz, düşük moralli, lojistik açıdan yetersiz desteklenen, karnını doyurmak için kendi silahını satan, rüşvet karşılığı her türlü işi yapabilen genç ve tecrübesiz askerlerle karada yaptıkları savaşların çoğunu kaybediyordu. Çeçen topraklarında, Rus ordusunun tüm aksaklıkları ve askerî personelin tüm yetersizlikleri gözler önüne seriliyordu. Ancak yine de Rusya, Çeçenlere nazaran sahip olduğu daha geniş kaynaklarla Çeçenistan’ı hava kuvvetleri ile yerle bir etmeye devam ediyordu ve soğuk savaş döneminde Batılı askerî analizcilerin korkulu rüyası olan “ateş gücü” Çeçenlere göz açtırmıyordu.

Çeçenler, 1995 yazı geldiğinde Rus hava kuvvetlerinin ağır baskısı altındaydı ve mağlubiyete giden yoldan bir çıkış yolu arıyorlardı. Çeçenleri bu zor durumdan Şamil Basayev’in plânlayıp icra ettiği bir huruç harekâtı (Huruç harekâtı, Osmanlı ordusunun kullandığı ve kuşatma altındaki bir kaleden karşı taarruza geçerek düşmanı mağlup etmeyi veya çemberi yararak kuvvetleri imhadan kurtarmayı amaçlayan bir harekât şeklidir.) kurtardı. Basayev, Çeçenistan’daki savaşı Rus topraklarına, hatta Moskova’ya taşıyarak Rusya Federasyon üzerinde baskı oluşturacak bir eylem plânlamıştı. Eylemcilerin ölüm riski hemen hemen “mutlak” olması nedeniyle görevin adı “intihar görevi”, operasyonun adı ise “Cihad Operasyonu” olarak belirlendi.

Basayev ve 150 kadar militan, savaşta ölen Rus askerlerinin cenazelerini taşıyan Rus askerî konvoyu görüntüsünde, sahte bir polis aracının eskortluğunda Moskova’ya doğru yola çıktılar. Ancak, yolda Budennovsk şehrinde karşılaştıkları bir Rus polisinin şüphelenmesi üzerine (Şamil Basayev daha sonraki ifadelerinde, bu polislerin kendilerine önerilen rüşveti beğenmedikleri için geçmelerine müsaade etmediklerini ifade etmiştir.) eylemi Moskova yerine bu şehirde gerçekleştirdiler. Şehirdeki tüm polisleri ilk anda etkisiz hale getiren Basayev ve arkadaşları, bir süre sonra etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir hastanede tertiplendiler ve buradaki 700’den fazla hastayı ve sağlık görevlisini rehin aldılar.

Eylem, dünya medyasının da yoğun ilgisini çekti ve Basayev ile Rus yöneticiler arasındaki pazarlıklar canlı olarak yayınlandı. Toplam 16 gün süren işgâl esnasında Ruslar bir kurtarma operasyonu girişiminde bulunduysa da başarılı olamadılar ve her iki taraftan, rehineler dahil, 150’ye yakın kişi ölürken, 700’den fazla kişi yaralandı. Sonuçta, Ruslar Basayev’in “Rusların Çeçenistan’dan çekilmesi ve Dudayev’le barış masasına oturması” şartlarını kabul ederek Çeçenistan’a dönmesi için gerekli imkânları sağladılar. Rusya, ancak Cahar Dudayev’in 1996 Nisanında, cep telefonuna kilitlenen bir Rus füzesi aracılığıyla öldürülmesinden sonra yazılı bir barış anlaşması yapmaya razı oldu (Cahar Dudyaev’in anısına Grozni’nin adı Caharkale olarak değiştirildi).

Ağustos ayında yapılan anlaşma, Çeçenistan’ın statüsüne 31 Aralık 2001’e kadar karar verilmesini öngörüyor, dolayısıyla bağımsızlığın tanınması bu tarihe kadar erteleniyordu. Anlaşma bir bakıma, Çeçenistan’a de facto olarak bağımsızlık verilmesi anlamına geliyordu. Rusya, anlaşmaya uygun olarak askerî birliklerini ve federal görevlilerini geri çekti ve Çeçenistan kendi kendini yönetmeye başladı.

Yaşanan bu ilk savaşta, tahminlere göre 36-80 bin Çeçen sivil katledilmiş, on binlercesi sivil yaralanmış, binlerce kişi ise sakat kalmıştı. Savaş sonrasında yiyecek ve ilaç bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiş, ülkede hiçbir sağlık tesisi sağlam kalmamış, kanalizasyon, elektrik, sulama, karayolu gibi tüm alt yapı tesisleri tahrip olmuştu. Ayrıca, tarım arazilerinin %30’u rast gele döşenen mayınlar, besi hayvanları ise bulaşıcı hastalıklar nedeniyle faydalanılamayacak hale gelmişti.

Reklamlar
Bu yazı Devlet Terörü, Din Kaynaklı Çatışmalar, Etnik Çatışmalar, İşgale Karşı Direniş Hareketleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Çeçenlerin 1994-1998 Rus İşgaline Direnisi

  1. Mustafa destan dedi ki:

    admin keskin nişancların savaştaki faydalarından bahsetmemişin ya.
    ..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s