İntihar Eylemlerinde Kadın Eylemciler

Kadınların bir çok terör ve direniş örgütünde aktif olarak görev aldığı bilinmektedir. İntihar eylemlerinde de kadınlar uzun süre destek görevinde bulunmalarına rağmen, kadınlar bir süre eylemci olarak görevlendirilmemişlerdir.

Eylemlerde kadınların kullanılması, hazırlık aşamasında dikkat çekmemeleri, erkeklere göre eylemden sonra daha çok medya ilgisi çekmesi, çatışmaların zararlarından kadınların daha fazla etkilenmesi nedeniyle kadın eylemci bulmanın kolay olması gibi etkenler bulunmaktadır.

Lübnan’daki intihar saldırılarında kadınların kullanılması sadece iki olayda görüldü. Birinci olayda, son dönemdeki ilk kadın intihar eylemcisi olan Suriye kökenli bir genç kız, kendi isteğiyle eyleme katıldığını son mesajlarında ifade etmiştir. Ancak, ikinci olayda eylemcinin olaydan haberdar olduğu bile şüphelidir. Şii bir kadın, Güney Lübnan’da bir SLA karakolundaki subaya elindeki çantayı vermek isterken patlama gerçekleşmiştir. Aynı anda çevredeki tepenin üzerinden başka birinin kaçtığı görüldüğünden kadının çantanın içinde ne olduğunu bilmediği halde uzaktan komutayla patlatıldığı sonucuna varılmıştır.

Filistinli kadınlar İsrail ile mücadelede özellikle militanların lojistik açıdan desteklenmesi ve kuryelik gibi destek görevlerinde aktif olarak yer almışlar, bizzat silahlı çatışmalara nadiren girmişlerdir. Yaser Arafat, kadınları Filistin ailelerinin korunması, İsrail’e karşı savaşacak askerler yetiştirmek ve İsrail’in demografik yapısını değiştirmek için çocuk doğurmak gibi görevleri olan en etkin silahlar olduğunu çeşitli vesilelerle ifade etmiştir.

Filistinli örgütler, 2003 yıllarının başında İsrail’in profil çıkararak eylemcilerin yakalanması yönündeki çalışmaları üzerine yeni bir tedbir olarak, kadınların da eylemlerde kullanılmasına karar verdi. Bu maksatla, potansiyel kadın eylemcileri belirlemek ve bunları örgüte kazandırmak için özellikle yakın akrabaları İsrail saldırılarında ölen kadınların duygusal zayıflıklarından istifade ederek propaganda çalışmalarına başladılar.

Kadının yeri ve görevleri konusunda muhafazakâr bir yapıya sahip olan Filistinliler kadınların intihar saldırılarında yer almalarına başlangıçta karşı çıkarak savaşta kadınların sadece destek görevlerinde yer alması gerektiğini savundular. Ancak, Filistinlilerin en çok saygı duydukları Mısırlı din adamı Şeyh Tantawi ve Şeyh Ahmed Yasin, kadınların da şehit olmak için savaşa katılabilecekleri konusunda görüş belirtince bu tartışmalar sona erdi.

Kadın eylemciler için yaş, medeni durum, tahsil seviyesi gibi göstergelerle bir profil çizmek aynı erkek militanlarda olduğu gibi mümkün değildir. İsrail basınında kadın eylemcilerle ilgili haberlerin hemen hemen tamamında, Filistinlilerin toplumsal ahlâk değerlerine aykırı davranışlar içerisinde olduğundan bir tür “namus temizleme” için eyleme katıldıklarına dair haberler yapılmaktadır. Kadın eylemcilerin bazılarının boşanmış, evlenememiş, çocuk doğuramadığından çevreden baskı gördüğü doğru olsa da, bunların kadın eylemcilerin gelecekle ilgili beklentilerinin düşük olmalarına katkıda bulunan sebepler olduğu daha kuvvetli bir ihtimaldir.

Diğer bir ifade ile, erkekler ve kadınların etkilendikleri sosyo-kültürel faktörler aynıdır ve bunların başında süregelen sosyal, ekonomik ve siyasi ortam nedeniyle gelecekle ilgili herhangi bir beklentilerinin olmamasıdır. Birkaç olayda, özellikle kadın eylemcilerin belirlenmesinde toplumun ahlâki değerlerine ters düşenlerin zorlanması söz konusu olduysa da bu genel profili etkileyecek düzeyde değildir.

El Kaide’nin aktif militanlarının hemen hemen tamamı erkektir. Kadınlar, ancak eylemlerle ilgili destek görevlerinde yer almaktadırlar.

Diğer ülkelerdeki örneklerden tamamen farklı olarak Çeçen eylemcilerin yarısından fazlasını kamuoyunda “Kara Dullar” olarak bilinen kadın eylemciler oluşturmaktadır. Eylemcilerden %25’inin de cinsiyeti belirlenemediği dikkate alındığında bu oranın daha da fazla olma ihtimali mevcuttur. Rusya’da icra edilen tüm intihar eylemlerinin arkasında eylemin değişik safhalarında, çeşitli görevler üstlenen kadın militanların mutlaka bulunduğu bilinmektedir.

Kadın eylemcilerin yaş ortalaması belirgin bir standart oluşturmamakta, 15 yaşından, 46 yaşına kadar kadınların eylemlerde yer aldığı görülmektedir. Tiyatro olayında yer alan toplam 19 kadın intihar eylemcisi hakkında yapılan araştırmada, eylemcilerin yaş aralığının 16-26 arasında olduğu belirlenmiştir.

Çeçen kadınlarının, ülkelerini Rus işgalinden kurtarmak için savaşta yer almak istemeleri, ancak erkek direnişçiler buna izin vermediğinden işgale karşı savaşa bu şekilde katkıda bulunmak istemelerinin intihar eylemlerine karışmalarının en büyük sebebi olduğu göz önüne alınmalıdır. Tıpkı, Filistin kadınlarının olduğu gibi toplumun sosyo-kültürel yapısı gereği “evde oturmak” zorunda olan kadınların “kadın-erkek eşitliği” mücadelesinin bu olaylara karışmalarında önemli bir faktör olması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca, Çeçen erkek militan sayısının azlığı da kadınların bu maliyeti düşük eylem tarzında kullanılmasını daha cazip kılmış olması da mümkündür.

Reklamlar
Bu yazı Terörist Eylemciler, İntihar Saldırıları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s