Tamil Kaplanlarının İntihar Saldırıları

Bir ada devleti olan Sri Lanka, 1500’lü yıllarda Portekiz, 1600’lü yıllarda Hollanda ve 1700’lü yıllarda ise İngiltere’nin sömürgesi olmuş, bu sürelerde ada üzerinde bağımsız birimler halinde yönetilmiş ve 1833 yılında İngiltere tarafından tek bir yönetim altında birleştirilmiştir. Bu tarihe kadar adanın hakim etnik grubu olan Sihler’den oluşan homojen yapı, İngiliz sömürge yönetiminin Hindistan’ın güney kıyılarından Tamil etnik kökenli insanları adaya getirmesiyle karışarak zaman içerisinde çok etnik gruplu bir yapı kazanmış ve Tamiller adanın Hindistan’a komşu olan kuzey kıyılarında yoğunlaşmıştır.

İngiliz sömürge yönetiminden 1948 yılında bağımsızlığını kazanan Seylan adası halkı, çoğunluğu oluşturan fakat ekonomik olarak geri kalmış Budist Sinhaller ile, eğitimli, zengin ve çalışkan fakat azınlık durumundaki Hindu Tamiller’den oluşuyordu.

Bağımsızlık sonrasında demokratik yöntemlerle ada yönetimini ele geçiren Sinhaller, ülkeyi Budist rahiplerin de körüklediği bir gerginlik ortamına sürükleyerek Tamillerin kendi geleceklerinden endişe etmelerine neden olan bir dizi kararlar almaya başladı. Bu kararlar arasında; Seylan olan devletin adının Sinhal milliyetçiliğini çağrıştıran Sri Lanka olarak değiştirilmesi, Budizm’in devletin resmi dini olarak kabul edilmesi, Sinhal dilinin ülkenin resmi dili olarak kabul edilmesi gibi hususlar bulunuyordu. Görünürde bir toplumun devletleşme çabaları olarak görülebilecek bu kararlar, çalışkanlıkları ve sömürge dönemi sırasında aldıkları eğitim sayesinde devlet kademelerinde ve üniversitelerde kilit noktalara yerleşmiş olan Tamillerin hakimiyetinin kırılmasını amaçlıyordu.

Kademeli olarak dışlandıklarını gören Tamiller, başlangıçta demokratik ve barışçı yöntemlerle durumlarını güçlendirmeye çalıştılar. Çoğu eğitimli, fakat işsiz Tamil gençlerinin katıldığı düşük şiddetli eylemler Sri Lanka ordusunun verdiği şiddetli karşılıkların da etkisiyle bir süre sonra tırmanarak, acımasız bir ihtilalci olan Velupillai Prabhakaran liderliğindeki Tamiller ile Sinhaller arasında 1970’li yıllarda başlayan bir iç savaşa dönüştü.

Tamil militanların çoğunluğu, Mayıs 1976’da, Prabhakaran liderliğinde halen ülkedeki en güçlü direniş örgütü olan “Tamil Ülkesinin Özgürlük Kaplanları” (Liberation Tigers of Tamil Eelam-LTTE) adı altında birleştiler. LTTE, Tamiller tarafından kurulan diğer direniş örgütlerini de zaman içinde sert tedbirlerle etkisiz hale getirerek ülkedeki en güçlü Tamil direniş örgütü haline geldi.

LTTE, ilk terörist eylemini de Eylül 1978’de Seylan Havayollarına ait bir yolcu uçağını havada patlatarak icra etti. Bu tarihten sonra LTTE, genellikle suikast tipi eylemlerle karşı tarafın siyasi ve askeri liderlik kapasitesini zayıflatmaya çalıştı.

Tamil eylemlerinin sonrasında Sri Lanka ordusunun sivil Tamilleri hedef alan misilleme eylemleri ve bunun karşılığında Tamillerin eylemleri ile başlayan ölümcül kısır döngü ülkedeki olayların tırmanmasına sebep oldu. Prabhakaran liderliğindeki Tamil Gerillalarının 1983 yılında bir Sri Lanka askeri birliğine saldırarak 13 askeri öldürmeleri ve Sinhallerin de bu olayın kızgınlığı ile Tamillere saldırarak yüzlerce Tamili diri diri yakarak öldürmeleri, Ada’daki çatışmaları yeni ve çok daha şiddetli bir seviyeye taşıdı. Her geçen gün şiddetlenen çatışmalar on binlerce kişinin ölümüne, yüz binlerce kişinin mülteci konumuna düşmesine sebep oldu.

Bölgedeki en önemli siyasi ve askeri güç olan Hindistan ise, Sri Lanka adasıyla komşu olan Tamil Nadu eyaletindeki Tamillerin politik desteğini kazanmaya ve Tamil bağımsızlık hareketinin kendi kontrolünde, bölünmüş ve güçsüzleşerek sürmesini sağlamaya çalışıyordu. Bu kapsamda, Hint resmi dış istihbarat servisi tarafından Tamil Nadu’da kurulan eğitim kamplarında hem LTTE militanlarına hem de LTTE’ye muhalif Tamil örgütlerine eğitim ve silah yardımı sağlanıyordu. Ancak bu faaliyetler, bir süre sonra Hintli Tamillerin arasında da ayrılıkçı hareketlerin yeşermesine sebep oldu.

Indra Gandi’nin 1984 yılında öldürülmesinden sonra Başbakan olan oğlu Rajiv Gandi, kendi ülkesindeki Tamillerin de ayaklanma ihtimalini dikkate alarak, Tamillerin bağımsızlığına karşı olduğunu ve sorunların politik yollarla çözülmesi gerektiğini açıklayarak LTTE’nin silahsızlanması karşılığında daha fazla otonomi ve politik haklar verilmesi için Sri Lanka üzerinde baskı yapmaya başladı.

Bu arada, o zamana kadar iç güvenliğin sağlanmasında etkili olamayan Sri Lanka ordusu, İsrail başta olmak üzere bir çok ülkeden aldığı yoğun eğitim ve silah yardımlarıyla Tamil gerillaları ile başa çıkabilecek etkili bir güç durumuna geldi. Ordu, 1987 yılının Temmuz ayında, adanın kuzey bölgelerinde hakimiyeti sağlamak maksadıyla kapsamlı ve şiddetli bir operasyon başlattı. Operasyon hızla LTTE aleyhine gelişti ve Parabhakaran’ın köyü ele geçirildi. LTTE’nin bu zor durumdan kurtulması için ancak çok şiddetli bir karşı darbe gerekiyordu ve Yüzbaşı Miller isimli bir militan, bomba yüklü bir kamyonla Sri Lanka askeri kışlalarından birine LTTE’nin ilk intihar saldırısını gerçekleştirdi. Miller’in kendisiyle birlikte 40’tan fazla askerin öldüğü saldırı, Sri Lanka ordusunda şok etkisi yarattı ve operasyon durma noktasına geldi.

LTTE, Sri Lanka ordusunun baskısından kurtulmak için; Sri Lanka ise Hindistan’ın Tamillere hava savunma füzeleri vereceğine dair söylentiler nedeniyle Rajiv Gandi’nin barış anlaşması çağrısına olumlu cevap verdiler ve aynı yıl Hindistan’la Sri Lanka arasında bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre; Tamil Gerillaları silahlarını teslim edeceklerdi ve Sri Lanka hükümeti Tamillere kendi bölgelerinde daha fazla otonomi ve politik haklar verecekti. Tamillerin silahsızlandırılması maksadıyla da adaya Hint birlikleri konuşlandırılacaktı.

Tamillere üstü kapalı bağımsızlık veren bu anlaşma özellikle radikal Sinhallerin tepkisini çekti ve anlaşmadan sonra Ada’ya gelen Gandi, karşılama töreninde bir Sinhal asker tarafından dipçiklendi. Birkaç hafta sonra Sri Lanka meclis binası bombalandı.

Hint birliklerinin adaya konuşlanmasından sonra, anlaşma gereklerinin yerine getirilmediğini ileri süren LTTE, silahlarını teslim etmeyeceğini ilan etti. Hint Başbakanı Rajiv Gandi de, Tamil Gerillalarının zorla silahsızlandırılması için Hint birliklerine emir verdi. Bu gelişme ile Hindistan ile LTTE arasındaki ilişki tamamen koptu ve Hint askerleri ile Tamil gerillaları arasında çatışmalar başladı. Yaklaşık 3 yıl süren bu çatışmalar sonucunda 1200’den fazla kayıp veren Hint birlikleri, 1990 yılında arkalarında binlerce insan hakları ihlali iddiası bırakarak Sri Lanka’yı terk ettiler.

Hint askerlerinin adayı terk etmesinden sonra LTTE, adanın kuzey ve doğu kesimlerinde tüm hükümet fonksiyonlarını yürüttüğü bir sivil idare tesis ederek, Tamil bölgelerini yönetmeye ve muhalif Tamil gruplarını saf dışı etmeye ağırlık verdi. Sri Lanka hükümeti ise kendi bölgesinde radikal Sinhallerin ayaklanmasını bastırmakla uğraştı.

Her iki taraf kendi alanlarında otoritelerini tesis ettikten sonra 1991 yılında itibaren birbirleriyle mücadeleye başladılar. LTTE, Yüzbaşı Miller’ın düzenlediği ilk saldırıdan tam üç yıl sonra, askeri gemilere yönelik olarak bu sefer bomba yüklü sürat teknesiyle ilk intihar saldırısını düzenlendi. Aylar sonra da, bomba yüklü bir otomobille Sri Lanka askeri karakollarından birine başka bir intihar saldırısı meydana geldi.

Giderek şiddetlenen karşılıklı saldırılar sonucunda Sri Lanka ordusu LTTE’nin ana üssü olan Jaffna’yı ele geçirmek için yeni bir operasyon başlattı. Bu operasyonlar devam ederken LTTE’nin önce askeri hedeflere, daha sonra da sivil ve askeri liderlere yönelik intihar saldırıları başladı. Saldırıların hedefleri; Hindistan eski başbakanı Rajiv Gandi, Sri Lanka Ordu karargahı ve Sri Lanka Deniz Kuvvetleri Komutanı gibi stratejik değeri yüksek hedeflerdi. 1993 yılı ortalarında Sri Lanka Devlet başkanının öldürüldüğü intihar saldırısı, iç savaşa ara verilmesini sağlarken, tüm dünya’da LTTE’nin adını duyurmasını da sağladı.

Ülkede 1994 yılında yapılan başkanlık seçimlerinin hemen öncesinde faili LTTE olarak belirlenen bir saldırıda sertlik yanlısı başkan adayı şiddetli bir intihar saldırısı ile öldürüldü. Yeni devlet başkanı hemen barış görüşmelerini başlattı, ancak bir süre sonra LTTE görüşmelerden çekildiğini ilan ederek silahlı eylemlere yeniden başladı. Buna karşılık yeni yönetim, LTTE’yi her türlü askeri vasıtayı kullanarak ortadan kaldırmak maksadıyla Tamil bölgelerinde yeni operasyonlar başlattı ve iç savaşın yeni bir dönemi daha başladı.

Operasyonlarda Sri Lanka ordusu, zor da olsa, LTTE’nin ana üssü Jaffna’yı ele geçirmeyi başardı. LTTE ise, diğer eylem şekillerinin yanında intihar saldırılarına da ağırlık vererek önce askeri hedeflere, daha sonra da VIP hedeflerine ağır kayıplar verdiren eylemler gerçekleştirdi ve çatışmaların azaldığı dönemlerde, Sri Lanka’nın başkentinde ağır sivil zayiatları ile sonuçlanan intihar saldırıları icra etti. 2001 yılından itibaren LTTE’nin topçu ve havan silahları edinmesiyle intihar saldırıları yerine topçu ateşleriyle icra edilen saldırılar ağırlık kazandı.

Sonraki dönemde, intihar saldırıları zaman zaman seyrekleşse de Sri Lanka’nın gündeminden hiç eksilmedi. Tamil Kaplanlarının intihar eylemleri Sri Lanka ve Hindistan hariç, başka hiç bir ülkede görülmedi. Eylemlerin siyasi ve askeri hedeflere yönelik olmasından dolayı, uluslar arası siyasi platformlarda LTTE’nin eylemleri uzun bir süre, “özgürlük savaşı” olarak kabul edildi.

Ancak 11 Eylül saldırılarından sonra LTTE, terörist örgüt olarak kabul edilmeye başlandı ve finans kaynakları yavaş yavaş kesilmeye başladı. Bu ortamda her iki tarafın rıza göstermesiyle Norveç liderliğinde barış görüşmeleri başladı ve bir sonra ateş kes anlaşması imzalandı. LTTE içinde başlayan görüş ayrılıkları sonucu başlayan örgüt içi çatışmalar ve 2004 yılının son günlerinde meydana gelen Tsunami’nin sebep olduğu ağır yıkım sonrası insani yardım operasyonlarına öncelik verilmesi, intihar saldırılarının tamamen gündemden düşmesini sağladı. Ancak, barış sürecinin 2006 yılında çökmesiyle LTTE’nin eylemleri ve dolayısıyla intihar saldırıları başta askeri hedeflere yönelik olmak üzere tekrar başladı.

LTTE’nin intihar eylemlerinin sayısı 200’den fazla gösterilse de, Ada’daki olaylar hakkında doğru bilgi alınması mümkün olmadığından, bazı bombalı araç eylemlerinin intihar saldırısı olarak gösterildiği, militanların ölümü ile sonuçlanan eylemlerin ve hatta faili belirlenemeyen olayların intihar saldırısı olarak kabul edildiği, yüksek ölüm riski ile gerçekleştirilen eylemlerin sonucunda militanların Sri Lanka güvenlik kuvvetlerine teslim olmamak için kendi hayatlarına son vermelerinin intihar saldırısı olarak sınıflandırıldığı görülmektedir.

Bağımsız batılı basın organlarının haberleri, LTTE açıklamaları ve Sri Lanka basınının haberleri kıyaslandığında bildiğimiz anlamda düzenlenen bombalı intihar saldırısı sayısının 66 olduğu görülmektedir. Eylemlerde yer alan militan sayısı, her eylemde birden fazla militan yer almış olması nedeniyle tam olarak bilinmese de tahminen 120 kadardır. Bu eylemlerde yer alan militanların %85’inin erkek, diğerlerinin bayan olduğu bilinmektedir.

Sri Lanka’da meydana gelen her intihar saldırısının faili olarak doğrudan LTTE belirlenmiş olmasına rağmen, saldırı hedeflerinin yok edilmesinden fayda sağlayan taraflar dikkate alındığında, bazı eylemlerin LTTE dışındaki gruplar tarafından icra edilmiş olması da ihtimal dahilindedir.

Tamil Kaplanlarının karada icra ettiği eylemlerinde kullandığı temel vasıta, üzerlerinde bomba taşıyan yaya eylemcilerdir. Karada gerçekleşen 52 olayın 39’u yaya eylemciler tarafından düzenlenmiştir. Diğer 17 olayda ise, kamyon, motosiklet, otomobil, bisiklet, traktör, minibüs ve el arabası gibi vasıtalar kullanılmıştır. Denizde yapılan 14 saldırının büyük çoğunluğu ise LTTE’nin kendi tasarladığı sürat motorları ile icra edilmiştir.

Reklamlar
Bu yazı Etnik Çatışmalar, Sri Lanka, İç Savaşlar ve Çatışmalar, İntihar Saldırıları içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s